Giriş: Hayatı Ertelemeyi Bıraktığınız O An Pek çok obezite hastası için kırılma noktası, aynadaki görüntüden ziyade hayata katılamamaktır. Özellikle çocuk sahibi ebeveynler için evladıyla parkta koşamamak, oyunlarına eşlik edememek ve merdiven çıkarken nefes nefese kalmak, değişimin fitilini ateşleyen en güçlü duygudur. Bugün, Adana'da yaşayan ve Haziran ayında 107 kilo ile "artık yeter" diyen bir hastamızın, Doç. Dr. Kuntay Kaplan ile tanışma ve yeniden doğuş hikayesini mercek altına alıyoruz.
Obezite sadece estetik bir sorun değildir; her adımda vücudunuzun taşıdığı fazladan bir yüktür. Hastamız Haziran ayına geldiğinde tartıda 107 kiloyu görüyordu. Ancak asıl mesele tartıdaki rakam değil, o rakamın hayata yansımasıydı:
Sürekli Halsizlik: Gün içerisindeki her aktivite birer yük haline gelmişti.
Nefes Darlığı: En basit merdiven basamakları bile hastamızı nefes nefese bırakıyordu.
Kısıtlı Hareket Alanı: Çocuğuyla vakit geçirmek, onun peşinden koşmak imkansız bir hayale dönüşmüştü.
Adana gibi nemli ve sıcak bir iklimde bu kilolarla yaşamak, fiziksel sıkıntıyı iki katına çıkarıyordu. Hastamızın da ifade ettiği gibi: "Gün içerisinde her şey bana sıkıntıydı."
Tüp mide ameliyatı (Sleeve Gastrektomi) kararı almak, hayatınızın geri kalanını bir cerraha emanet etmek demektir. Hastamız bu süreçte sadece internetten bakmakla kalmadı, Adana'da birçok doktor görüşmesi yaptı. Peki, neden diğerleri değil de Doç. Dr. Kuntay Kaplan? Hastamız bu soruyu videoda çok net cevaplıyor: "Daha yakın, daha samimi." Obezite cerrahisinde cerrahın teknik becerisi kadar, hastasını dinlemesi, korkularını anlaması ve ona aileden biriymiş gibi yaklaşması iyileşme sürecinin yarısıdır. Kuntay Bey'in akademik uzmanlığı (Gastroenteroloji Cerrahisi) ile birleşen bu samimi yaklaşım, hastamızın ameliyat masasına huzurla yatmasını sağladı.
Ameliyat süreci, modern laparoskopik teknikler sayesinde artık çok daha konforlu. Doç. Dr. Kuntay Kaplan tarafından gerçekleştirilen operasyon sonrası hastamız, o eski "halsiz" günlerini geride bırakmaya başladı. Tüp mide ameliyatı ile midenin hacmi küçülürken, aynı zamanda iştah hormonu olan Ghrelin seviyesi de düştüğü için hastamız açlık krizlerine girmeden kilo verme sürecine odaklanabildi.
Değişimin en güzel meyvesi, ameliyat sonrası gelen özgürlüktür. Hastamızın bugün büyük bir mutlulukla söylediği şu cümle, başarısının en büyük ödülüdür:
"Evet, çocuğumla hareket halinde koşabiliyorum şu an hızlı bir şekilde. Eskiden koşamıyordum, nefes nefese kalıyordum."
Artık merdivenler bir engel değil; parklar ise birer korku alanı olmaktan çıktı. 107 kilo ile başlayan bu serüven, sadece verilen kilolarla değil, kazanılan anılarla ve kaliteli zamanla taçlandı.
Hastamızın videosu, aslında pek çok kişinin aklındaki sorulara da cevap veriyor:
Ameliyattan sonra halsizlik olur mu? İlk dönemlerde vücut alışana kadar dikkatli olunmalıdır ancak hastamızın da belirttiği gibi, kilolar gittikçe enerji seviyesi eskisinden çok daha yukarı çıkar.
Hangi doktoru seçmeliyim? Teknik donanım şarttır ancak hastamızın vurguladığı gibi size "samimiyet ve güven" veren, sürecinizi başından sonuna takip eden bir hekim (Doç. Dr. Kuntay Kaplan gibi) tercih edilmelidir.
Harekete geçmek için ne beklemeliyim? Eğer sağlığınız gün içindeki yaşamınızı kısıtlıyorsa, vakit kaybetmeden uzman bir görüş almalısınız.
Haziran ayında 107 kilo olan hastamız, bugün çocuğuyla parkta hızla koşabiliyor. Bu başarı sadece bir ameliyat sonucu değil, doğru doktoru bulma ve kendine inanma sonucudur. Eğer siz de Adana'da güvenilir bir el arıyorsanız, Doç. Dr. Kuntay Kaplan ve ekibi sizi dinlemeye, size en samimi çözümü sunmaya hazır.
Copyright © 2026 Kuntay Kaplan Tüm Hakları Saklıdır