Ramazan ayı, beslenme düzeninin tamamen değiştiği özel bir dönemdir. Gün boyu süren açlık ve iftar saatinde yoğunlaşan beslenme, metabolizma üzerinde önemli etkiler oluşturur. Sağlıklı bireylerde bu değişim geçici uyum süreciyle dengelenebilirken, obezite hastalarında metabolik yanıt daha farklı olabilir.
Obezite; yalnızca kilo fazlalığı değil, aynı zamanda insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması ve kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili kronik bir hastalıktır. Bu nedenle Ramazan ayında uygulanacak beslenme modeli, özellikle obezite sorunu olan bireylerde dikkatle planlanmalıdır.
Uzun süreli açlık sırasında vücut enerji kaynağı olarak önce karaciğer glikojen depolarını kullanır. Bu depolar tükendiğinde yağ yakımı başlar. Bu süreç kontrollü ilerlediğinde kilo kaybına katkı sağlayabilir.
Ancak burada kritik nokta şudur:
İftarda yüksek kalorili ve karbonhidrat ağırlıklı beslenmek
Kısa sürede fazla miktarda yemek tüketmek
Gece geç saatlerde tatlı ve hamur işi tüketimi
metabolik dengeyi bozabilir.
Bu durumda kilo kaybı yerine kilo artışı görülebilir. Özellikle insülin direnci olan bireylerde iftar sonrası ani kan şekeri yükselmesi daha belirgin olabilir.
Evet, ancak kontrollü beslenme ile.
Ramazan’da kilo kaybı;
Toplam günlük kalori alımının azalması
Protein ağırlıklı beslenme
Basit karbonhidratların kısıtlanması
Yeterli su tüketimi
ile mümkündür.
Aksi durumda Ramazan sonrası verilen kiloların geri alındığı sık görülmektedir.
Sahur, gün içindeki kan şekeri stabilitesini sağlayan temel öğündür. Özellikle obezite, diyabet veya insülin direnci olan bireylerde sahur yapılmadan tutulan oruç, gün içinde baş dönmesi, halsizlik ve ani açlık krizlerine neden olabilir.
Yumurta (yüksek biyolojik değerli protein)
Yoğurt veya kefir
Tam tahıllı ekmek
Ceviz, badem gibi sağlıklı yağlar
Taze sebzeler
Bol su
Aşırı tuzlu gıdalar
Şekerli içecekler
Beyaz ekmek ve hamur işleri
Kızartmalar
Bu besinler hem susuzluğu artırır hem de kan şekerinde ani dalgalanmaya yol açar.
Genel cerrahi pratiğinde Ramazan sonrası mide şikayetlerinde artış gözlenmektedir. Özellikle:
Hızlı yemek yeme
Aşırı porsiyon tüketimi
Gazlı içecekler
Çok yağlı ve kızartılmış gıdalar
mide reflüsü, gastrit şikayetleri ve safra kesesi ağrılarında artışa neden olabilir.
Uzun süreli açlık ve ardından ani yağlı beslenme safra kesesinin ani kasılmasına yol açabilir. Bu durum safra taşı olan kişilerde ağrı ataklarını tetikleyebilir.
Ramazan döneminde safra kesesi ağrılarında artış görülmesi nadir değildir. Özellikle önceden safra taşı tanısı almış bireylerin dikkatli beslenmesi gerekir.
Kontrollü kilo kaybı karaciğer yağlanmasını azaltabilir. Ancak aşırı tatlı tüketimi ve düzensiz beslenme, yağlanmayı artırabilir. Bu nedenle Ramazan ayında dengeli beslenme karaciğer sağlığı açısından önemlidir.
Bu sorunun yanıtı kişiye özeldir.
Aşağıdaki durumlarda mutlaka doktor değerlendirmesi gerekir:
Kontrolsüz tip 2 diyabet
İnsülin kullanımı
İleri hipertansiyon
Ciddi kalp hastalığı
İleri derecede karaciğer yağlanması
Obezite hastalarının Ramazan öncesinde metabolik değerlendirme yaptırması önerilir.
Tüp mide ameliyatı (sleeve gastrektomi) sonrası mide hacmi belirgin şekilde küçülür. Özellikle ilk yıl:
Uzun süreli açlık baş dönmesine neden olabilir
Sıvı alımı kısıtlanabilir
Mide yanması görülebilir
Bu nedenle ameliyat sonrası ilk 6–12 ay içinde oruç genellikle önerilmez.
Bir yıl sonrasında ise hastanın genel durumu, kilo kaybı süreci ve kan değerleri değerlendirilerek karar verilmelidir.
Ramazan döneminde kilo kontrolü sağlanması, ameliyat öncesi hazırlık sürecine katkı sağlayabilir. Ancak bilinçsiz açlık uygulamaları kas kaybına ve metabolik yavaşlamaya yol açabilir.
Cerrahi planlanan hastalarda:
Protein dengesi korunmalı
Sıvı tüketimi yeterli olmalı
Ani kilo kaybı hedeflenmemelidir
Aralıklı oruçta beslenme penceresi kontrollüdür. Ramazan’da ise beslenme genellikle akşam saatlerinde yoğunlaşır.
Eğer iftar sonrası kontrolsüz beslenme varsa, Ramazan metabolik fayda sağlamayabilir.
Uzun süre aç kalan mide, iftar sırasında aşırı besinle karşılaştığında reflü ve gastrit şikayetleri artabilir. Özellikle daha önce mide problemi yaşayan bireylerde dikkatli olunmalıdır.
Ramazan ayında oruç, doğru planlandığında kilo kontrolüne destek olabilir. Ancak obezite tıbbi bir hastalıktır ve her birey için yaklaşım farklıdır.
Metabolik hastalığı olan, tüp mide ameliyatı geçirmiş ya da cerrahi planlayan bireylerin Ramazan öncesinde uzman değerlendirmesi yaptırması en güvenli yaklaşımdır.
Toplam kalori azalırsa kilo kaybı olabilir ancak kas kaybı ve metabolik yavaşlama riski vardır.
Kan şekeri takibi yapılmalı ve doktor değerlendirmesi alınmalıdır.
Genellikle ilk yıl önerilmez. Sonrasında bireysel değerlendirme yapılır.
Yağlı beslenme atakları safra taşı olan bireylerde ağrıya neden olabilir.
Copyright © 2026 Kuntay Kaplan Tüm Hakları Saklıdır